İpekten Örer Zırhını
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
İpekten Örer Zırhını

Yeni beliren taze gün ışığı bu mevsimde bile kuru dallara çiçek bastırmıştı. Bakışları çiçeklerle bezeli tek tük ağaçtan öteye uzandı. Evlerinin olduğu sokak ne kadar sakin ve ıssızsa, kesiştiği sokak da bir o kadar canlıydı. İnsanlar durmadan yürüyor, geçip gidiyordu. Sevinç kendini de o kalabalığın içinde hayal ederken yanağını yavaşça serinlikten çekip kocasına döndü, “Ihlamur yaptım. İç, boğazını yumuşatır,” dedi. Dilek Türker’in öykülerinde karakterler kendilerine birer zırh örüyorlar, ne yaşarlarsa yaşasınlar, neyle sınanırlarsa sınansınlar dış dünyanın özlerini değiştirmesine müsaade etmiyorlar. Ama çelik zırhlara bürünen katı ve soğuk insanlardan da olamıyorlar, hep haya anyana ve umutlular. İpekten Örer Zırhını’da herkesten birer parça taşıyan, yaşa yan karakterler, bir an dönüp yüzümüze bakıveriyorlar. Bir mila an geçer gibiler, başlarında oldukları hayatın telaşı ve geride kalan günlerin hüznüyle…

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
i̇pekten örer zırhını
türler
roman
sayfa sayısı
108
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
i̇letişim yayınları
yayın tarihi
01 Oca 2024