Kurtuluş'a Muhalefet - Milli Mücadelenin Dinci Muhalifleri
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Kurtuluş'a Muhalefet - Milli Mücadelenin Dinci Muhalifleri

Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'na girmiş ve yenilmiştir. Bu yenilginin bedeli devletin varlığı ve milletin istikbalinin kaybedilmesi sonucunu doğurmuştur. Bu varlık-yokluk ikileminden var olmaya devam edecek bir çıkış yolu aranması ve gündeme gelen çıkış yolları bakımından farklı kesimler değişik siyasetleri benimsemişlerdir.
Öncelikle İttihat ve Terakki iktidarı ve topyekün İttihatçılar devleti savaşa sokarak mevcut sorunların yaşanmasına sebep oldukları için muhalifleri tarafından siyasette ve vicdanlarda mahkûm edilmişlerdir. Bu kesimlere göre İttihatçılar cezalandırılarak İtilaf devletlerinin hoşgörüsü kazanılmalı İngiltere'nin himayesinde yapılabilecek makul bir barış anlaşması ile sınırlı ve zayıf da olsa devletin varlığı korunmalıydı. Kurtuluşun tek yolu bu siyasetti. 
Bu yaklaşımın kurtuluşu sağlayamayacağına inananlar Milletin kaderinin galiplerin merhametine bırakılamayacağını düşünenler ise kurtuluş için başkaca yollara yönelmişler "Ya istiklal Ya Ölüm" parolasıyla yola çıkmışlardı. Bu grup içinde hatırı sayılır İttihatçı da vardı. Ilımlı siyaset taraftarı mandacı himayeci saltanatçı ve hilafetçi kesimler İstanbul yönetimi önderliğinde "Ya İstiklal Ya Ölüm" yaklaşımının işgallere sebep olduğunu kabul edilebilecek şartlarda bir anlaşmanın imzalanmasını engellediğini iddia etmekteydiler. Osmanlı son dönemlerinde gündeme gelen "devleti kurtarma" siyasetindeki Osmanlıcılık İslamcılık Türkçülük gibi siyasi akımlar ve farklı tercihler Mütareke dönemine aktarılmıştı.
İkinci Meşrutiyet sonrasında devletin kaderine hükmetmiş olan İttihat ve Terakki çevrelerinin Türkçülük siyasetini benimsemeleri Osmanlıcı ve İslamcı muhalifleri tarafından eleştirilmiştir. Kuvvacılar (İttihatçılar) Türkçülük yaparak imparatorluğun dağılmasına sebep olmakla suçlanmışlar mevcut durumda devleti ve milleti kurtarma konusundaki faaliyetleri gerçekçi ve samimi bulunmamıştı. Millî Mücadele organizasyonu İstanbul çevrelerinde Halife Sultan İttihatçı düşmanlığıyla tanınmış hükümetler ve entelektüel yazar-çizer takımı tarafından "başıbozuk" "isyancı" "eşkıya" olarak nitelendirilmişti.
Mevcut badireden çıkmak için Halife Sultan önderliğinde İslam çatısı altında toplanılması tek çıkar yol olarak gösterilmiş İttihatçılar ve İttihatçılık üzerinden millîlik ve Türkçülük eleştirilmiştir. Fetvalar ve bildirilerle "Bolşevik" "eşkıya" "günahkâr" olarak vasıflandırılmışlardı.
Bu eserde Osmanlı Devleti'nin Mondros Mütarekesi'ni imzaladığı (30 Ekim 1918) tarihten Büyük Taarruz Zaferi'nin kazanıldığı (30 Ağustos 1922) tarihe kadarki süreçte İstanbul-Ankara arasında yaşanan din olgusunun ağırlıklı olarak kullanıldığı meşruiyet ve egemenlik (Ümmetçilik-Milliyetçilik) mücadelesi incelenmiştir.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
kurtuluş'a muhalefet - milli mücadelenin dinci muhalifleri
türler
araştırma ve tarih
sayfa sayısı
283
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
ötüken neşriyat
yayın tarihi
01 Oca 2024