Düşüncenin Çağrısı
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Düşüncenin Çağrısı


Uzun zaman önce Parminedes 'to gar auto noein estin te kai einai: Düşünme ve varlık aynıdır' demişti. Düşünce tarihi boyunca çok çeşitli yorumlara konu olmuş olan bu söz sonunda bir varlıkbilim meselesi olarak kabul edildi ve rafa kaldırıldı.

Descartes dünyanın ve insanın varoluşu üzerine büyük yalnızlık içinde yirmi yıl boyunca sürdürdüğü düşünmesini 'cogito, ergo sum: düşünüyorum, o halde varım' diye sona erdirdi. Bu, 'kuşku duyuyorum, demek ki varım' kestirmesiyle solipsizm (tekbencilik) uçurumundan kurtulma çabası olarak yorumlandı.

'Düşündüğüm kadar ve düşündüğüm sürece varım' önermesi, hiçbir iddiası olmayan bir yorum olarak bile zihinlerde yer etmedi, dolayısıyla düşünmeyle var olmak arasındaki bağ uzunca bir zaman bir daha kurcalanmamak üzere örtük kaldı.

Dünyanın ve insanın geldiği nokta her haliyle düşünmeye çağrıda bulunurken, karşılaştığımız her mesele bizi durup dinlemeye, dinleyip düşünmeye davet ederken neden düşüncenin izine rastlanmıyor? Düşünmeye bu ayak direyiş neye işaret ediyor?

Yaşadıklarımız bu çağrıya karşı gösterilecek serkeşliğin düşünmeyle erişilecek olanın kendisini geri çekmesiyle sonuçlandığını gösteriyor: Kitap, milletçe varlığımızın tehlikenin eşiğine geldiği şu günlerde bu tehlikeyi savuşturabileceğimiz tek ve biricik tutumağa mütevazı bir ışık tutmayı amaçlıyor.

 

 

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

 

 

orijinal adı
düşüncenin çağrısı
türler
felsefe
baskı sayısı
5. basım
yayıncı
say yayınları
yayın tarihi
01 Oca 2024