Milli Hakimiyet ve Hilafet
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Milli Hakimiyet ve Hilafet

Bu kitap, bir milletin tarihten silinmeye çalışılırken, nasıl küllerinden yeniden doğduğunu anlatmak gayesiyle hazırlanmıştır. Birer birer istiklâllerini kaybeden Doğu Türklüğü devletlerinin ayakta kalan son kalesi Osmanlı İmparatorluğu idi. 1920 Sevr Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu’nun son bulduğu ve Türklüğün müstakil vatanının kalmadığı tescillenmek istenmişti.

Birçoğunun bildiğinin aksine, Osmanlı Meclis-i Mebusanı bu antlaşmayı tasdik etmemişti. Ama İmparatorluğun başkenti olan İstanbul işgal edilmiş ve âdeta devletin beyni esir alınmıştı. Ama kimse Türklerin tutundukları bu son vatan parçasını kolay kolay teslim etmeyeceğini aklına getirmemişti. Sakarya’da Mustafa Kemal ve silâh arkadaşlarının yeni bir ruhla Anadolu’dan başlattıkları hareket 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılması, Mudanya Ateşkesi ve Nihayet Lozan Antlaşması ile taçlanmıştır. Ama çözülmesi gereken mühim bir problem vardı.

Diplomasi masasında devleti kim temsil edecekti? İstanbul halen işgal altındaydı. Dolayısıyla padişahın iradesi serbest değildi. Anadolu hareketinin liderlerini diplomasi masasında tek temsilci olarak bırakmak için 1 Kasım 1922’de Saltanat kaldırıldı. Hilâfet’e hemen dokunulmadı. Hilâfetin daha sonra kaldırılması, aydınlar arasında farklı yorumlandı. Hilâfet’in devlet idaresinde iki başlılığa sebep olacağını düşünenler olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti’ne İslâm devletleri arasında önderlik mevkii sağlayacağını iddia edenler de oldu. İşte bu kitap, Hilâfet hakkındaki müspet ve menfî görüşlerin yorumsuz bir şekilde okuyucuya sunulmasını sağlamak gayesiyle hazırlanmıştır.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

orijinal adı
milli hakimiyet ve hilafet
türler
araştırma ve tarih
baskı sayısı
1. basım
yayıncı
ötüken neşriyat
yayın tarihi
01 Oca 2024