Sessizliğin Fenomenolojisi
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Sessizliğin Fenomenolojisi

Düşünme ve felsefe her zaman, daha en baştan, sessizlik–olmayan bir şeyin düşünmesi ve felsefesi olmuştur. Bu sessizlik–olmayan ifadesi şimdilik, ve en başta, söz ve yazı’nın bir karşılığı olarak kullanılıyormuş gibi görülebilir. Zira hem genellikle yazılı metinler üzerinden ilerleyen felsefe tarihi, hem de sözsel, anlatısal, kulaktan kulağa aktarılan ve felsefe tarihine eklemlenebilen kültürel ve düşünsel tüm öğeler, bir anlamda sessizliğin orada olmadığı, sessizliği olanaksız kılan bir olanağın gerçekleşmiş olmasını imler.

İlk bakışta sanki “yazının ve sözün olduğu yerde sessizlik olmaz”, ve “sessizliğin olduğu yerde de yazı ve söz olmaz” gibi bir “ya / ya da” durumu mutlak ve mantıksal bir zorunluluğa sahipmiş gibi gözükür. Ama aslında durum bundan oldukça farklıdır. Hiçbir şey yazmayan yazılar, hiçbir söz söylemeyen sözler olabildiği gibi, işin aslı, hem felsefe hem de düşünce tarihi, çok şey yazıp, çizen, söyleyen sessizliklerle doludur, hatta bu sessizlikler üzerine kurulan daha fazla sessizlikler ile.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
sessizliğin fenomenolojisi
türler
felsefe
sayfa sayısı
408
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
pinhan yayıncılık
yayın tarihi
01 Oca 2024