Fizan Korkusundan Libya Mücahidliğine
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Fizan Korkusundan Libya Mücahidliğine

Fizan’a gitmekten bahsedilince, sadece İstanbul’dan gelenler değil, hemen yanı başındaki Akdeniz’in güney sahillerinde yaşayan yerli halk bile huzursuzlaşırdı. Çünkü oraya erişebilmek için haftalarca deve sırtında, güneş altında, kumlarla boğuşarak, susuzluktan bitap düşmeye razı olmak gerekliydi. Üstelik yolu kaybedip çölde yok olmak da mümkündü.

 

Sultan II. Abdülhamid, Meşrutiyet’i tekrar ilan ettirmek isteyen ihtilalcileri boşuna Fizan’a sürgün ettirmemişti. Zira gidenin geri dönmek için bir daha yola çıkmayı göze alamadığı bir yerdi. Devrimci Jöntürk ve İttihatçıların çoğu da bunun bilincinde olduklarından, en sevmedikleri hükümdar için “Padişahım çok yaşa diye üç defa bağırmayı göze alıp, Trablusgarp’te yaşamak yolunda izin istemekten kaçınmamışlardır.

 

Buna karşılık Fizan Sürgünlüğü onlara, o zamana kadar ilişki kurmamış oldukları yerli halkla büyük bir kaynaşma olanağını sağladı.

 

Öyle ki, Birinci Dünya Savaşı’nda, Arap âleminin büyük kısmı Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanırken, yalnız Libyalılar, Fizan Sürgünleri’nin güvenilir niteliklerine inançla, son nefesini vermekte olan imparatorluğa sadakatten ayrılmamışlardır.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
fizan korkusundan libya mücahidliğine
türler
araştırma ve tarih
sayfa sayısı
256
baskı sayısı
2. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
truva yayınları
yayın tarihi
01 Oca 2024