Kadim Şehir Antakya ve Bin Yılın Depremi - Hikayeler
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Kadim Şehir Antakya ve Bin Yılın Depremi - Hikayeler

Yaşamayan bilmez. Bütün hayatınız bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçer. O an ağzınızdan sadece "Allah'ım yardım et!" sözleri dökülür.

Gün aydınlanmaktaydı. Şehrin korkutucu yüzü daha belirgin olarak gözükmeye başlamıştı. Deprem, yaşlı, genç, çoluk çocuk dinlememişti. Cesetlere bakamıyordum. Yıkıntılar arasında, kollar, bacaklar göze çarpıyordu.

Sanki yerin altından bir canavar çıkıyormuş gibi önce ağır bir uğultu sonra çalkantı başladı. Karanlıkta tavana baktım, avize sallanıyor. Yatağım beşik gibi önce yerinde sallandı sonra karşı duvara doğru sanki altında raylı teker varmış gibi sağa sola gitmeye başladı.

Artık toparlanıp eski haline getirilemeyecek taneleri dağılmış bir tespih gibiydik. Bizi birbirimize bağlayan adına yaşam denen o ip, üstümüzden çekmişti ellerini. Herkes ve her şey yalnızca kendi kaderinin kabuğuna çekilmiş, aynı evin, aynı binanın, aynı şehrin bambaşka köşelerinde bir bilinmezliği yaşamaktaydı.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
kadim şehir antakya ve bin yılın depremi - hikayeler
türler
roman
sayfa sayısı
144
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
korkut yayınları
yayın tarihi
01 Oca 2024