Yangın Yeri - Mezapotamya'dan Öyküler
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Yangın Yeri - Mezapotamya'dan Öyküler

Sıra dağların kıraç yamaçları, ufka yelken açmayı düşleyen herkesin önünde âdeta kanlısı gibi dururdu. Botan Nehri, hevesleri kursaklara tıkmaya ant içmiş gibi çağlardı. Boz topraklar ise acı feryatlara kulak tıkayıp sağırı oynardı. Bu topraklarda, hiç tamam olamamışlar ve yarım kalmaya mahkûm olmuşlar vardı. Kıpkırmızı telli duvaklı, elleri kınalı gelinler ve daha elinde kınası solmadan yitip giden güveyler… Mezopotamya, anne ve babaların gözyaşlarıyla suladığı feleğin kurak tarlasıdır. Burada, mutluluk daima kederle kol koladır. Her sevinç, istemsiz bir keder doğurur ve başroldekiler farkında olmadan kendi hikâyelerini yazarlar. Esmer topraklara binlerce yıldır ev sahipliği yapan meşe ağaçları bu hikâyelere şahitlik ederler. Yaşanan her şeye rağmen deryada merhamet taşlarıyla döşenmiş bir yol görünür. Mevsimlerin pervasız ve asi olduğu, hüzün rüzgârlarının esip gürlediği topraklardan merhaba!

 


(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
yangın yeri - mezapotamya'dan öyküler
türler
türk öykü
sayfa sayısı
104
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
zet yayınları
yayın tarihi
01 Oca 2024