Henüz Yolcuyum: Özyaşam Öyküsü Anılar
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Henüz Yolcuyum: Özyaşam Öyküsü Anılar

“İlkokulun iyi öğrencilerindendim. Ama okulu sevmiyordum. Okula gideceğim zaman kalp ağrısı çekerdim. Uçurtmayı ders kitabından daha çok seviyordum. Ağustosböceğinin sesini öğretmenin öğütlerine tercih ederdim.

Şehrimde müze yoktu. Galeri yoktu. Öğretmen yoktu. Eleştirmen yoktu. Gravür yoktu. Film yoktu. Ama insan ve çevreyle akrabalık, yakınlık vardı. Birleşen eller ve kerpiç duvarlar vardı. Gökyüzü vardı. Tecrübenin canlılığı vardı. Yalınayak yürünebilirdi. Toprağın sertliği tecrübe edilebilirdi. Nar koparılabilir ve yeni bir ahlak tasarlanabilirdi. Duvarın kerpiciyle dedikodu yapılabilirdi.

Sokağın duvarı insanla beraber yürürdü. Böyle bir şehirde biz, bilinçlenmedik. Eleştiren, kıyaslayan insanlar olmadık. Şekil vermedik. Kendi duygusallığımız içinde yüzüyorduk. Yüreğimizi kaybediyorduk. Meftun oluyorduk. Biriktirip durduğumuz şey, tecrübenin zaferiydi.

O kadar erken kalkıyorduk ki, uzak köylerde güneşin doğuşunu tecrübe ediyorduk. Biz, genişlik ve ferahlığın çocuklarıydık. Geniş ufukları övüyorduk. Zaman, bizim nefesimizde akıp gidiyordu. Kumların alçakgönüllülüğü öğreticiydi. Ufkun olduğu bir yerde, alçakgönüllülüğün olmaması düşünülemezdi.” 

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
henüz yolcuyum: özyaşam öyküsü anılar
türler
biyografi ve otobiyografi
yayıncı
alfa yayıncılık
yayın tarihi
01 Oca 1970