Yalnız Edebiyat
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
Yalnız Edebiyat

Bir odadan ötekine geçerken, edebiyatın yarattığı görüntülere doğru yürümek ya da dahil olmak için metinlerin tarihine düşünsel olarak eğilmemiz gerekiyor. Etkilerini bir duygu bildirisi gibi algılıyor olsak da; aslında bütün metinler bizi, ait olduğu dönemin kültür havzasına, dil işçiliğine ve toplumsal tablosuna da yaklaştırıyor. Yeniden okunmayı bekliyorlar bizden, yeniden yorumlanmayı belki de. Parçalar tamamlanmayı, harfler sözcük olmayı... Ya örgüler? Onlar çözülmeyi...

“Zihin de öyle; aradığını bulmak için sıçrar,” diyor Şeref Bilsel, Yalnız Edebiyat’ın kapısında. Ama kapıda beklemiyor, kendine mahsus bir söyleyiş biçimiyle gelip masaya oturuyor Bilsel. Önündeki dosyada neler mi var? Türkçenin yolculuğu ve yorgunluğu, kültürlerarası dil manzaraları, mükemmellik arayan deliler, kadim hikâyeler, tercüme bahsinde ismi geçenler, sürgünden dönenler, Tanzimat’tan günümüze romancılar, öykücüler, şairler ve edebiyatın zeminini belirleyen yazınsal dönemler, beslenme kaynakları...

Gelenekselden çağdaşa uzanan bu yolculuk, kökü hâlâ canlı kalabilen edebiyat birikimimizin yalnız ama soylu tarihinin belli dönemlerine özenle düşülmüş notlardan oluşuyor. Dünü bugünden okumak ve geleceği tasarlamak için, yeniden... “İnsan bazen kalmak için gitmez mi harflere doğru...”

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
yalnız edebiyat
türler
deneme yazısı
baskı sayısı
1. basım
yayıncı
yitik ülke yayınları
yayın tarihi
01 Oca 2024