İsfahan'ın Gözyaşları
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
İsfahan'ın Gözyaşları

Sohrab, kızın başından aşağı doğru kaymaya başlamış saks mavisi örtüsüne, leylak renkli paltosuna ve dizinin altında biten siyah çizmelerine bakıyordu. Ely’nin tedirgin halini, iri gözlerinden alev alev çıkan telaşını, uçuk pembe parlatıcı sürdüğü dudaklarını yiyişini sevmişti. Böyle gülenine, gülümseyenine rastlamamıştı hiç. Her geçen dakikada bilmediği bir yere yaklaştırıyordu onu yüreği. Oysa yorgundu Ely... Herkesten, her şeyden, tüm şehirlerden, trenlerden... Bitkindi maksatsız gitmelerden. İşte şimdi birlikte çay içtikleri bu meydanda, gelenekler tam üç yüz yirmi sene evvel bir aşkı öldürmüştü!

“Binlerce yıllık yaşına bakmadan hâlâ çekici bir kadın gibiydi bu şehir. Yorulan ama zinhar yaşlanmayan... Mehtapla vuslat için saçlarını tarar gibi, Nakş-ı Cihan’ıyla dünyaya hava atar gibi, Siosepol Köprüsü’nü gerdanlık misali boynuna takar gibi, Zâyenderûd’un serin suyunda yüzünü yıkar gibi, Çehel Sütun Sarayı’nın güz çiçeklerini saçına takar gibi, adına yazılan gazellerle şarkılarla gurur duyar gibi, şehirlere de sırılsıklam âşık olunduğunu doğrular gibi, geceye hazırlanıyordu İsfahan…”

Shahzadeh N. İgual yeni romanında, Ely ve Sohrab’ın tanışmalarıyla başlayan öyküde okurunu İran’da unutulmaz bir yolculuğa çıkarırken, şu soruyu da sormayı ihmal etmiyor; İsfahan bu kez âşıklarına sahip çıkacak mıdır?

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
i̇sfahan'ın gözyaşları
türler
roman
sayfa sayısı
195
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
mona
yayın tarihi
01 Oca 2024