İnsanat Bahçesi
0,0
0genel
0,0
0arkadaş
dr
listeme ekle
okudum
detaylar
yorumlar
video yorumlar
İnsanat Bahçesi

Herkes kendi vatanında Sindirella’ydı. Zira kaçarken düşürdükleri ayakkabının diğer teki kendi topraklarındaydı. Onların kimliği ayakkabının geride kalan diğer tekiydi. Dönüp onu giymezlerse kimliksiz ve de vatansız bir külkedisi olarak yok olup gideceklerdi.

Aşk bir sınavdır! Birlikte ölmeyi göze almak aşk değil, ayrı olunsa da karşıdakinin nefes aldığını bilip şükretmektir. Aşk, sınırı aşmak değil, cesaret gösterip sınırda kalmayı göze almaktır. Aşk, aşkı için alemden vazgeçebileceğini herkese ispatlamak değil, gerektiğinde alem için aşkından vazgeçmeyi bilecek kadar âşık olduğunu kendine ispatlamaktır.

Cehennem dedikleri böyle bir şey olmalıydı. Ateş, ateş ve sadece ateş!.. İstanbul`un bağrı tutuşmuştu. Beyoğlu ateşler içinde yanıyordu. Haliç, Hasköy`e bakıp ağlıyordu. Ama nafile, gözyaşları yangını söndürmeye yetmiyordu. Yanıyordu Hasköy! Yanıyordu Beyoğlu! Yanıyordu İstanbul! Üç gün üç gece durmaksızın… Düğün değildi ki bu… Neden bu kadar uzun sürmüştü ve söndürülememişti? Oysa gözyaşları sel olmuştu, sönmeliydi bu ateş. Bu gözyaşları bu cehennemi soğutmalıydı. Nafile! Ne ateş sönmüştü ne de cehennem soğumuştu.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

orijinal adı
i̇nsanat bahçesi
türler
roman
sayfa sayısı
440
baskı sayısı
1. basım
kitap dili
türkçe
orijinal dili
türkçe
yayıncı
mihenk kitap
yayın tarihi
01 Oca 2024